kurum içiMutlu

Şirkette mutluluğun formumü !

Kurum içi mutluluk uygulamaları, ekipler arası oyunlar, bonus puanlar, zam,ödüller, çalışan bağlılığı uygulamaları ve daha niceleri. Aslında ayrımlaştırmazsak biraz daha basitleşir mi işyerinde mutluluk.
Ben mutlu muyum?..
Üst yöneticimin, ekip arkadaşlamın bana güvendiğini duymak/hissetmek mi maaşa zam mı ?
kariyerfili işi şu … niteliğinde yapar mı, yıllık izne ektra bir kaç gün mü ?

Doğan Kitap’tan geçtiğimiz aylarda çıkan Dr. Özgür Bolat’ın  kaleme aldığı”Beni Ödülle Cezalandırma”kitabını bir kaç defa okudum.  Hem eğlemdim, hem de keşfettim.
Özgür Hoca kitabının bir bölümünde mutluluk ve güven ilişkisinden bahsetmiş. Bunu aktarırken pek çok güzel araştırmayla birlikte bölümü desteklemiş.
Bunlardan John Helliwell’in araştırmasındaysa, güven olmayan toplumlarda insanların daha mutsuz olacağı sonucuna varılmış. Burada mutluluğun, para ve sağlıkla olan ilişkisinde güvenin mutluluğa etkisinin yine fazla olduğu vurgulanmış.

Vakti zamanında Robert Bosh’da İnsanların Güvenini KaybetmektensePara Kaybetmeyi Tercih Etmemiş miydi?..

Buradan yola çıkarak en güvenli  ve en mutlu ülke sıralamalarını araştırdım.  2016 yılı için bulguğum verilerdeki benzerlik elbette şaşırtmadı 🙂
Güven varsa mutluluk var.

En mutlu ülkeler sıralamasını araştırıken  Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Ağı’nın hazırladığı 2016 Dünya Mutluluk Raporu‘ndan yararlandım.
Benzer bir çalışmayı önce kendim sonra ekibim için düşündüm;
Kariyerfili’nin  2017 Şubat Mutluluk Raporu (kendi kendime bir karalama diyelim)

  • Çalıştığınız firmada mutluluk raporu nasıl olurdu. Kapalı oylamayla ve açık uçlu değerlendirme yöntemiyle belirlesek ne derdim.
  • Burada çalışmaktan, pozisyonumdan, gelir elde etmekten,  ofiste olmaktan,ulaşımdan, hava kalitesinden ,ısınımadan, kıyafet seçiminden, sosyal aktivilerere erişimimden  masamdan, ekip arkadaşlarımdan ,iş çevremden,haklarımdan mutlu muyum? Tıpkı  BM çalışması gibi kategorileştirdim 🙂

Sonuç  keşfetmeye  davet ediyor değil mi? …

Peki nasıl güveneceğim?

Bildiğim tek bir yol var tanıyarak. Tanımak için de ilişki kurmak . Kariyerfili durumum tanışmak için geç diyorsanız, fırsat vermekten bir zarar çıkmayacağı görüşündeyim.Fark edince kapıları biraz aralamanın faydalı olduğuna inanıyorum.
Konuşmadığımız, paylaşmadığımız zaman alternatif  ”iletişim” kanalları devreye girebiliyor; arkadan konuşma, gıybet, dedikodu, kulis artık adına ne derseniz.  O sizden olan rahatsızlığını başkalarına aktarıyor siz de başkasına.  Dönülmez, içinden çıkılmaz bir  ortam yaratmanın ise  faydası ziyadesiyle ortada sanırım.

🙂

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: